amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ 
basın açıklamaları

30-01-2003   

"YOKSULLUKLA MÜCADELE 
AHLAKİ BİR ZORUNLULUKTUR"

 

Birleşik Metal İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu, kamu toplu sözleşmeleri ve Yüksek Planlama Kurulu çalışmalarına yönelik yaptığı açıklamada, “AKP hükümeti, kamu harcamalarından tasarruf adı altında tasarrufu kamu işçi ve memurlarının ücret, maaş ve sosyal haklarından yapacağını ortaya koymuştur” dedi.

“Son yıllarda, özellikle ekonomik krizlerin etkisiyle, kesimler arasındaki gelir dağılımı büyük oranda bozulmuş, ücretlerde meydana gelen reel kayıp ve artan işsizlik sonucu halkımızın refah düzeyinde önemli düşüşler meydana gelmiştir. Krize karşı dayanma gücü aşınan yoksul kesimlerde sosyal huzursuzluklar artmıştır.

Türkiye OECD ülkeleri içinde gelir dağılımı en bozuk ülkelerden biri haline gelmiştir.

Özellikle kentlerde artan yoksulluk, geniş halk kitlelerinin ekonomik, siyasal ve sosyal hayattan dışlanması ve giderek marjinalleşmesine neden olmaktadır. Bu durum, kentlerde asayiş ve huzurun bozulmasına, zenginle yoksullar arasındaki yaşam standardı farkının açılmasına, toplumsal kutuplaşmaya ve "umutsuzluk" duygusunun yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Hükümetimiz, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yoksullukla mücadele politikalarının başarılı olabilmesi için “insan”ı ekonomik kalkınmanın merkezine oturtmayı aynı zamanda “ahlaki” bir zorunluluk olarak görmektedir.”

Bu sözler Başbakan Abdullah GÜL tarafından TBMM’ne sunulan 58’inci Hükümet Programında yer almaktadır.

58. hükümet yoksullukla mücadeleyi ahlaki bir zorunluluk olarak tanımlamıştır.

Aynı hükümetin, bütçe büyüklüklerini tespit etmek için topladığı Yüksek Planlama Kurulu’na (YPK) sunduğu ve basına yansıyan planları ise farklıdır.

Daha önce vergi konusundaki yaklaşımıyla, devlete vergisini ödemeyerek devlet bütçesinin açık vermesine ve dolayısıyla devletin borçlanmasında önemli rol oynayanları affederek vergi yükünü geniş yoksul kesimlere yayan AKP hükümeti, kamu harcamalarından tasarruf adı altında kamu işçi ve memurlarının ücret, maaş ve sosyal haklarından kısıntı yapacağını ortaya koymuştur. Buna göre;

ü   Kamu işçilerinin dört ikramiyesinden ikisi “tasarruf” edilecektir.

ü   Geçici işçilerin çalışma süreleri bir ay kısaltılacaktır.

ü   Personel servisleri kaldırılacaktır.

ü   SSK ilaç bedellerinin yüzde 20’si aylıktan kesilecektir.

YPK’nun kamu harcamalarında tasarruf önlemlerinin işçilerin ücret gelirlerinin düşmesine, ilaç ve ulaşım harcamalarının artmasına ve daha yoğun çalışmalarına yol açacağı ortadadır.

Bütün bunlar iç ve dış borç ödemeleri için kaynak oluşturmak, faiz dışı fazla hedefini tutturabilmek için yapılmaktadır. Ülkemizin borçlanmasının ise ağırlıklı olarak borçlarını ödemek için yapıldığını dolayısıyla alınan borçların yatırım vb. alanlarda kullanılmadığı, ülke insanının çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek için harcanmadığı ortadadır. Ülkemiz nüfusunun büyük bölümünün sağlık, eğitim gibi temel insani ihtiyaçlarından ve ücret ve maaşlarından yapılan indirimler yoluyla bu borçlar ödenmeye çalışılmaktadır. Bu elbette ki bir tercihtir. Geniş emekçi yığınlar tercihin kendilerinden yana yapılmadığının farkındadırlar.

Bu yıl aynı zamanda kamu toplu iş sözleşmelerinin imzalanacağı yıldır. AKP hükümeti toplu sözleşmelerde işçilere enflasyon altında zam verme dolayısıyla reel ücret kaybı önermiştir. Gelir dağılımını düzelteceğini, yoksullukla mücadele edeceğini programında açıklayan hükümet açısından bunların hepsi tutarsızlık örnekleridir.

İktidarlarının ve seçim başarılarının ardında ülkemizde son yıllarda yaşanan hızlı yoksullaşma sürecine karşı büyük ve öfkeli bir patlamanın sebep olduğunu unutanlar, bu yoksullaşmaya neden olan siyasal ve ekonomik tercihleri devam ettirdiklerine aynı tepkiyle daha büyük boyutlarla karşılaşabilecekleri ihtimalini akıllarından çıkarmamalıdırlar.

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
Genel Yönetim Kurulu