![]() |
BİRLEŞİK
METAL-İŞ
28-02-2003 |
|
Birleşik Metal İşçileri Sendikası Başkanlar Kurulu, 26.02.2003 tarihinde İstanbul’da toplanarak, gündemindeki konuları görüşmüş ve aşağıdaki hususların kamuoyuna açıklanmasına karar vermiştir.
Birleşik
Metal İş Sendikası Başkanlar Kurulu
Ülkemiz
kritik bir dönemden geçmektedir. Ülke toprakları, Irak’a yapılacak
askeri müdahalenin üssü haline getirilmiş, Irak’a asker gönderilmesi
konusunda her türlü girişim tamamlanmış, iş meclisin onayına kalmıştır.
Gerek ABD, gerek hükümet tarafından yapılan resmi savaş gerekçeleri
ne olursa olsun dünya kamuoyu çok iyi bilmektedir ki bu savaş, Ortadoğu’nun
enerji kaynaklarını daha güvenilir bir biçimde denetim altına almak
ve bölgenin siyasi yapısının şekillendirilmesi amacı taşımaktadır.
Dünya devletleri savaş konusunda ikiye bölünmüşlerdir ve ne yazık
ki Türkiye Cumhuriyeti hükümeti savaş isteyen cephenin içinde, hiçbir
uluslararası meşruiyet kaygısı taşımadan yer almıştır. Halkımızın
tamamına yakını savaşı istememektedir. Bunda haklıdır; çünkü
savaş bölgede başka çatışmaların, çok sayıda insanın ölümünün,
onarılmaz yaraların oluşmasına yol açacaktır. Başta insan hayatı
olmak üzere, doğal çevre, tarihi miraslar yok olma tehdidi altındadır.
Savaşın
taraflarının yaptıkları açıklamalar ürküntü vericidir. Bu savaşta
kimyasal ve nükleer silahların kullanılması ihtimali yüksektir.
Bunların dışında krizden çıkmaya çalışan ülke ekonomisi, savaş
harcamalarının yükünü kaldıracak durumda değildir. ABD ile yapılan
pazarlıklar sonucu Türkiye’ye sağlanacak ekonomik yardımların, savaşı
finanse etmek ötesinde yeterli bir katkısı olmayacağı da ortadadır.
Bu yardımlar ülke insanımızın yaşamını kolaylaştırmak için değil;
ülke askerini savaşa sürmek için verilmektedir. Hükümet, kaynak
sorununu çözmek için başta vergi ödemeyen kesimler olmak üzere,
yolsuzluk ekonomisinin, kayıt dışılığın üzerine gitmeyi tercih
etmelidir. Yardımlar,
ülke ekonomisini rahatlatacak biçimde kullanılsa dahi bunu savaşa
girmenin gerekçesi olarak sunmak, insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir
tutumdur. İnsanların kanı ve canı üzerinden pazarlık yapılamaz. Halkın
büyük çoğunluğu savaşa karşı olmakla birlikte, bu ülkede savaş
yanlısı kesimler de vardır. Bunlar savaşın getireceği büyük kazançların
hayalini kurmaktadırlar. Her savaşın zenginleri vardır; ama her savaş
milyonların yıkımı ve felaketiyle sonuçlanmıştır. Bu koşullar altında TBMM önemli bir karar verme aşamasındadır. Ya insan onurunu, birikimini ve değerlerini koruyacak bir karar alacak ve ülke topraklarında yabancı asker bulundurma, yabancı topraklara asker gönderme tezkeresine HAYIR diyerek büyük çoğunluğun isteği ve çıkarı doğrultusunda davranacak; ya da bir avuç savaş tüccarının çıkarına ve ABD’nin emperyalist politikalarına uyum gösterecektir. Milletin temsilcilerinin omuzlarındaki yük büyüktür. Bu büyük insani görevin önüne ne parti disiplini, ne de başka bir engel çıkamaz; çıkmamalıdır. Milletvekilleri insani vicdanlarının sesini dinleyerek oy kullanmalıdırlar. Verecekleri oyla tarihe geçeceklerdir. Çocukları ve torunlarını düşünerek oy vermelidirler. Bizler,
insanlık onuru ve değerlerini korumak; barışı sürekli kılmak ve
savaşı engellemek için üzerimize düşen ne varsa yapmaya çalışıyoruz.
Bu çerçevede 1 Mart 2003 tarihinde Ankara’da yapılacak olan “Halk
Bu Savaşı Durduracak!” miting ve yürüyüşüne kitlesel biçimde
katılacağız. Savaş
en önemli gündemi oluşturmakla birlikte, işçiler açısından başka
önemli gelişmeler de yaşanmaktadır. İşçilerin çalışma ve yaşama
koşullarını doğrudan etkileyen yasalarda değişlik yapılması gündemdir.
Bu süreçte üç işçi konfederasyonunun birlikte davranması, buna özen
göstermesi büyük önem taşımaktadır. Başta
iş yasası olmak üzere, sendikalar yasası ile toplu sözleşme, grev
yasasında değişiklikler yapılacaktır. Konfederasyonumuz DİSK, bu
üç yasanın bir bütün paket olarak ele alınması, yapılacak değişikliklerin;
işçilerin çalışma ve yaşama koşullarını iyileştirmeye, onları
korumaya hizmet etmesi ve örgütlenme, toplu pazarlık konularındaki tüm
anti-demokratik hükümlerin ayıklanarak çağdaş normlara uygun bir düzenlemenin
yapılmasını savunmuştur. Bu yaklaşım doğru olmakla birlikte, kararlılığımızın
yükseltilmesi, işçilerin bu konularda daha fazla bilgilendirilerek
duyarlılıklarının artırılması özel önem taşımaktadır. Özellikle
15 Mart tarihinde yürürlüğe girecek olan İş Güvencesi Yasası’nın
yürürlük tarihinin ertelenmesi girişimlerine üç konfederasyonun da
kararlı biçimde karşı koyması önem taşımaktadır. Sendikamız,
iş güvencesi ile ilgili hazırlıklarını yoğunlaştırmıştır. İşyerlerinde
ortaya çıkması olası sorunlara hazırlık yapabilmek, işçi arkadaşlarımızın
karşılaşabileceği sorunlara çözüm üretebilmek ve çağdaş endüstri
ilişkilerini işyerlerinde hakim kılabilmek açısından genel
merkezimiz bünyesinde oluşturulan İş Güvencesi Takip Komisyonu
çalışmalarını sürdürmektedir. Başkanlar
Kurulumuz, içinde bulunduğumuz kritik dönemde birliğe, daha kitlesel
biçimde örgütlenmeye ve mücadeleye olan ihtiyacımızı tespit
etmektedir. Sendikamız bu kritik dönemi; birikimi, tecrübesi ve işleyişiyle aşacak; daha güçlü, daha örgütlü ve sendikal hareketin ön saflarındaki yerini koruyan bir Birleşik Metal İş ortaya çıkacaktır. BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
|