amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ 
basın açıklamaları

14-01-2003   

   
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 6-8 Eylül 2000'de “Binyıl Bildirgesi”ni oluşturmuştu. BM'ye üye ülkelerin imzaladığı bu bildirgenin “Değerler ve İlkeler başlıklı ilk bölümünde, ülkelerin aralarındaki sorunları savaş ve çatışma dışında yöntemlerle çözecekleri kayıt altına alınmıştı.
Ancak, tüm ülke yöneticilerinin bu bildirgeye, “savaşa karşı barıştan yana” imza koymalarına rağmen savaşlar sürüyor.

ABD'nin 21. yüzyıl dünyasını kendi kuralları ve çıkarları doğrultusunda yeniden biçimlendirme hamlesi, hızını ve şiddetini artırarak sürüyor. 11 Eylül terörist eylemi ardından hedef alınan Afganistan'dan sonra, sıra Ortadoğu'ya, uzun süredir hazırlanan Irak operasyonuna gelmiş görünüyor.

Irak'a saldırının birincil amacının, bölgedeki güç dengelerini ABD yararına değiştirmek, petrol kaynaklarının denetimini güvence altına almak olduğunu bütün dünya biliyor. Tüm bilinenlere rağmen, emperyalistlerin ekonomik çıkarlarının gizlenmesi ve dünya halklarının paylaşım savaşına alet edilmesi için “demokratik, hür dünyanın korunması” gibi gerekçelere sığınılıyor.

Dünyayı tehdit eden ve binlerce sivil masum insanın ölümüne neden olabilecek bir savaş karşısında ülkemizde, “Dünyanın gözünde Türkiye’nin değerinin artacağı” ve böylece IMF’nin, ABD’nin Türkiye’ye daha çok, daha kolay para verecekleri iddia ediliyor. Bu gerekçelerle savaşa destek verilmesi doğrultusunda kamuoyu yönlendirilmeye ve ikna edilmeye çalışılıyor. Oysaki kamuoyu anketleri, Türkiye insanının yüzde 90'nın savaşı desteklemediğini gösteriyor. Süreci kaygıyla izleyen uluslararası toplum da Irak’a yeni bir savaş açılmasına karşı çıkıyor.

Türkiye'nin Irak operasyonuna tam destek vermesi için yapılan pazarlıkların, “ABD nasılsa vuracak, bari biz de bir şeyler koparalım” boyutu ile tartışılmasını, insan yaşamını ve barışın korunmasını ilke edinen ahlaki değerleri hiçe saydığı için reddediyoruz.

Savaş, ekranda bombaları seyrederken hayali çıkar hesapları yapmak değildir. Savaş; ölüm, yıkım, yokluk, kalıcı sakatlık, sevdiklerinizi, alıştığınız yaşam tarzını geri dönülmez biçimde yitirmenin acısı demektir.

Biz Türkiye halkı, böylesi operasyonların çok yönlü sonuçlarını 1991 tecrübesiyle iyi biliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin Amerika ekseninde bir savaşa sürüklenmesi ve topraklarımızın bir komşu ülkenin halkına dönük bir saldırı için kullanılması kabul edilemez.

Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu olarak bizler, savaşa karşı hayatı savunuyoruz. İşte bu yüzden sivil, masum insanların, çocukların öldürülmesine seyirci kalınmamasını, bu amaçla tüm yurttaşları, tüm kurum ve kuruluşları duyarlı olmaya ve aktif tavır almaya davet ediyoruz.

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
Genel Yönetim Kurulu