amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ 
basın açıklamaları

10-12-2003   

 
Birleşmiş Milletler tarafından insan hak ve özgürlüklerinin içeriğini belirlemek amacıyla hazırlanan, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 10 Aralık 1948 tarihinde ilan edildi ve 1950 yılında alınan kararla, 10 Aralık tüm dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaya başlandı.

2. Dünya Savaşı’ından sonra kurulan Birleşmiş Milletler’in “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” de ağırlıklı olarak soğuk savaş dengelerinin izlerini taşır. Tüm insanlar özgür; onur ve haklar bakımından eşit doğarlar” hükmüyle başlayan ve “tüm halklar ve uluslar için ulaşılacak ideal haklar” listesi sunan Beyanname, bir yandan insan haklarının ulusal ve özellikle uluslararası hukuk metinlerine girmesinde belirleyici rol oynamıştır.

10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü kutladığımız bugünlerde, Türkiye’de ve dünyada çok özel ve hassas gelişmelerin yaşandığı bir zaman dilimine rastlamıştır. Türkiye’de AB’ye tam üyelik sürecinin gereklerini yerine getirme baskısı altında, kısmen de olsa olumlu Anayasa değişiklikleri gerçekleştirilmiş, yasal alanda ilerleme sayılacak adımlar atılmıştır. Ancak yasal alandaki bu gelişme, uçurumu daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramamış görünüyor. Çünkü hâlâ ülkemizde insan hakları sistematik bir şekilde çiğnenmektedir.

İnsan Hakları Bildirgesi'ne göre, "emek" en yüce değerdir. Bildirge'nin 23. maddesi, biz çalışanları çok yakından ilgilendirmektedir; “Herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır”. Türkiye, Bildirgenin kabul edilişinden 1 yıl sonra metni imzalamasına rağmen bu haklar, yazılı bir metinden ileriye gidememiştir. Bir taraftan emekçiler açlık ve sefalet koşullarında yaşam mücadelesi yürütürken ve sendikal haklara yönelik yoğun bir saldırı sözkonusuyken, doğal ve toplumsal varlıklarımız “verimlilik ve karlılık” adına özelleştirmelerle yağmalanırken, eğitim ve sağlığın doğuştan gelen bir hak olduğu unutturulurken, her geçen gün işsizlerin, açların sayısı artmaya devam ederken, ülkemizde insan haklarından söz edilebilinir mi?

İçinde bulunduğu olumsuz ekonomik ve siyasi koşullara, bir de dünyayı olduğu kadar ülkemizi de yakından ilgilendiren "savaş" eklenmiştir. Savaşın acılarını silmek için hazırlanan, Bildirge'nin yıldönümünde, insanlık yeni bir yıkımla karşı karşıya bulunmaktadır. 11 Eylül ile başlayan ve nihai hedefi ABD ile müttefiklerinin dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda çekidüzen vermek olduğu anlaşılan savaş da, ABD ve Batılı müttefikleri, “daha çok güvenlik için daha az insan hakları” söylemiyle, uluslararası insan hakları standartlarının budanmasını meşrulaştırmaya çalışmaktadır.

Tüm dünyada ve ülkemizde yaşanılan olumsuz tabloya karşın, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle, biz emekçiler olarak, kalıcı bir dünya barışının kan dökülerek sağlanamayacağını hatırlatmak isteriz. Barışı kalıcı hale getirmenin yolu, siyasi, sosyal ve ekonomik koşulların iyileştirilmesine, ulusal ve uluslararası düzeyde bölüşümün adil hale getirilmesi için mücadeleye bağlıdır.

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
Genel Yönetim Kurulu