amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ 
basın açıklamaları

09-12-2003   

 

Sendikamızın Genel Yönetim Kurulu’nun, Kristal-İş Sendikası’nın Şişecam’a bağlı 13 fabrikada bugün başlatacağı 5 binin üzerinde işçiyi kapsayan grev kararının, Bakanlar Kurulunca ertelenmesine yönelik Kararı ile ilgili basın açıklaması....

GREV YASAĞI UYGULAMASINI PROTESTO EDİYORUZ...

 

Grevin temel işlevi, çalışanların taleplerini kabul etmesi için işveren üzerinde baskı oluşturması, işvereni bu talepleri dikkate almaya zorlamasıdır. Bu nedenle de bir grev bu işlevi yerine getirdiği sürece bir grev özelliği taşır.

Ama Bugün, ülkemizde grev hakkı var mı yok mu sorusu yanıtlanmayı beklemektedir. Grevin yasalarca yasaklanmayıp tanınmış olması, bunun bir hak olarak düzenlendiği anlamına gelmemektedir. Türkiyedeki grev ile ilgili yasal düzenlemelere ve uygulamalara bakıldığında, grevlerin yasaklanması ile, bir grev hakkından söz etmek mümkün görünmemektedir.

Toplu iş sözleşmelerinin periyodik olarak belli zaman aralıklarında yapılması, toplu pazarlıklara toplu iş sözleşmesi bitmeden önce başlanması bir grevin başarı şansını düşüren, işverene gerekli önlemleri alma, hazırlıkları yapma olanağı tanıyan yasal düzenlemeler olmaktadır.

İşveren lehine olan bu yasal düzenlemeler değiştirilmedikçe grev hakkı ve grev başarısından söz etmek mümkün görünmemektedir. Tüm bu olumsuzluklara rağmen greve gidildiğinde, grevin zorlayıcı bir araca dönüştüğü, işçi lehine gelişmeye başladığı noktada ise devlet devreye girmekte, sağlık ya da milli güvenlik gerekçesi ile grevleri erteleme sıfatı altında fiili olarak yasaklamaktadır.

Grevlerin ertelenerek, 60 günlük süre içerisinde anlaşmaya zorlanması ve anlaşma sağlanamazsa Yüksek Hakem Kurulu’na gidilmesi için gösterilen, “milli güvenliğe” aykırı olduğu gerekçesi, sendikalar ve işçiler tarafından anlaşılamaz bir nedendir.

Hepinizin de bildiği gibi geçen sözleşme döneminde hükümet, belediye ve lastik işçilerinin grevlerini yasaklamıştı. Bunun son örneğini Şişecam işçilerinin grevlerinin yasaklanması oluşturdu. Sermaye, hükümetin elindeki grev erteleme yetkisini grev ve toplu pazarlık hakkına dönük sistemli bir saldırıya dönüştürdü.

Bir sendikayı sendika yapan temel özelliklerden biri de grev hakkına sahip olması ve bu hakkı kullanabilmesidir. Grev hakkının olmadığı, bu hakkın kullanılamadığı yerde gerçek bir demokrasiden söz etmek de mümkün değildir. Bu uygulama ile bir kez daha görülmüştür ki AKP Hükümeti’nin demokrasi konusunda çifte standart uyguladığını ortaya çıkarmıştır.

Toplu sözleşme görüşmelerindeki talepleri kabul edilmediği için bugün greve çıkacak olan Şişecam işçilerinin grevlerinin, Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenmesini, sendikal hak ve özgürlükler üzerinde siyasi iktidarın baskısı olarak değerlendiriyoruz. İşçilerin çalışma koşullarını taraflardan bağımsız olarak hükümet tarafından belirlenmesinin toplu sözleşme hukukunu yok ettiğini düşünüyoruz ve bu durumdan çalışma barışının olumsuz etkileneceğine inanıyoruz.

Biz Birleşik Metal İş Sendikası olarak, toplu sözleşme görüşmelerinde işçilerin yasal hakları olan "grev"in iptal edilmesini işçilerin kullanacağı haklarının ellerinden alınması olarak değerlendiriyor, siyasi iktidardan grev yasağı uygulamasını sona erdirmesini istiyoruz.

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
Genel Yönetim Kurulu