amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ 
basın açıklamaları

07-03-2003   

 

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜZ 
KUTLU OLSUN!

 

8 Mart, Amerikalı dokuma işçisi kadınların, “eşit işe eşit ücret, daha iyi çalışma ve yaşam koşulları için” canları pahasına gerçekleştirdikleri mücadelenin yıldönümü.

19. yüzyılda Avrupa ve Amerika’da sanayinin gelişmesiyle birlikte kadın işçiler, ucuz işgücü olarak çalıştırılmaya başlandı.

8 Mart 1857’de Amerika’nın New York kentinde tekstil fabrikalarında çalışan on binlerce kadın işçi, 16 saatlik işgününe, ağır çalışma koşullarına ve düşük ücretlere karşı greve gittiler. İşveren, sendikanın ve diğer işçilerin, grevdeki kadın işçilerle dayanışmasını önlemek için fabrikanın kapılarına kilit vurdu. Çıkan yangında 100 kadar kadın işçi yanarak can verdi.

Kadın hakları için örgütlü mücadele 1900'lerin başına rastlar. 1903 yılında ABD'de kadının ekonomik, politik, ve kişisel haklarını savunabilmek için "Kadın Sendikaları Koalisyonu" kuruldu. 1908'de New York'ta oy hakkı, politik ve ekonomik hak istekleri ile yürüyüşleri ilk "kadın günü" gösterisi olarak kabul edilmektedir.

1910 yılında Kopenhang’ta toplanan II. Enternasyonal Kadınlar Konferansı’nda, 8 Mart, dokuma işçisi kadınların anısına, emekçi kadının sınıfsal sömürüye karşı mücadele günü olarak ilan edildi. Birleşmiş Milletler, 1977 yılında bugünü, “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul etti.

8 Mart, kadınların ilk kez üretimden gelen güçlerini kullanarak, çalışma saatlerinin kısaltılması ve eşit işe eşit ücret talebi ile verdikleri mücadelenin bir ürünüdür. Yaklaşık 150 yıl önce başlayan bu mücadele henüz bitmemiş, kadınların sorunları devam etmektedir.

Mücadele zaman zaman ivme kazanıp yükselse de, ekonomilerin küreselleştiği dünyamızda kadınlara yönelik ayrımcılık yüzyıllar öncesini aratmayacak düzeyde sürmektedir. Bu yıl 8 Mart’ta, tüm dünya kadınları, yaklaşan savaş tehlikesine karşı seslerini yükseltmektedirler.

Çünkü; kadınlara yönelik şiddet ve baskı özellikle savaş dönemlerinde artmaktadır. Savaş kadınları birçok yönden etkilemektedir. Savaşa katılan ülkelerin bütçelerinden orduya ayrılacak pay, kamu harcamalarından kesinti yapılarak arttırılmaktadır. Bu da eğitim, sağlık gibi sosyal hizmetlerin kısılması demektir. Çocukların, yaşlıların ve hastaların bakımda bütün yük kadınların omuzlarına yüklenecektir.

Savaşın doğuracağı ekonomik krizin sonuçlarını dünyanın en yoksul kesiminin yüzde 70’ini oluşturan kadınlar çok daha ağır yaşayacaktır. Savaşların neden olduğu zoraki göç, yoksulluk nedenlerinden biridir. Dünyadaki mültecilerin üçte ikisini oluşturan kadınlar ve bakmakla yükümlü oldukları çocuklar göçten en fazla etkilenecek olan kesimdir.

Günümüzün savaşlarının bir başka özelliği ise sivillere yönelmesidir. I. Dünya Savaşında ölenlerin yüzde 5’i sivil iken, bugün ölenlerin yüzde 90’ı sivil, dolayısıyla çocuk ve kadındır.

Ülkemizde de ilk kez, 1976 yılında kutlanan 8 Mart; kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olabilmesi, baskı ve sömürünün olmadığı bir yaşam için mücadele günü olarak kutlanıyor.

Toplumun yarısını oluşturan ve onlar olmadan hayatı asla üretemeyeceğimiz, evde, tarlada, tezgah başında, büroda alınteri döken, çalışan ve üreten tüm kadınlarımızın 8 Mart’ını kutluyoruz.

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
Genel Yönetim Kurulu