![]() |
BİRLEŞİK
METAL-İŞ
18-06-2002 |
15
Haziran 2002 tarihinde İstanbul’da toplanan Birleşik Metal İşçileri
Sendikası Genel Temsilciler Kurulu, gündemindeki konuları görüşerek
aşağıdaki hususların üyelerimize ve kamuoyuna duyurulmasına karar
vermiştir...
Bugün
15-16 Haziran olaylarının otuz ikinci yıldönümüdür. 32 yıl önce
bugün yaşananlar Türkiye işçi sınıfı tarihinde önemli bir dönüm
noktası olmuştur. 32 yıl önce bugün DİSK’li işçiler, sınıf
kardeşleri ile birlikte mücadelenin ve kararlılığın en güzel örneğini
yaratmışlardır. Kurulumuz,
15-16 Haziran mücadelesinin yanında Kavel grevi, DGM direnişleri, faşizme
ihtar eylemleri gibi ülkenin siyasi gündemine önemli müdahaleleri gerçekleştiren
bir geleneğin bugünkü taşıyıcıları olmanın haklı gururunu taşımaktadır. 2002-2004
Grup Toplu İş Sözleşmesi dönemine, tıpkı geçmiş yıllarda olduğu
gibi, yine siyasi iktidarların müdahalesinin yaşandığı bir
süreçle girilmektedir. Grev uygulamasına başlanmadan ertelenen
Lastik grevleri bunun son örneğidir. Bu tavır kuşkusuz örgütlenme ve
hak alma mücadelesine yapılan bir müdahaledir. Hazırlığını
sürdürdüğümüz MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi teklifi kısa süre
sonra nihai şeklini alacaktır. Teklifimiz özünde, metal işçilerinin
acil sorunlarına çözüm üretmeyi hedeflemektedir. İnsanca yasayacak
gelir düzeyi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini temel alan,
tüm çalışanların toplu iş sözleşmesinden yararlanmasını sağlayan,
iş güvencesine önem veren, taşeron işçi çalıştırmasını
engelleyen, haftalık çalışma süresini azaltan, kazanılmış hakları
koruyan ve geliştiren yaklaşım teklifimizin ve mücadelemizin özünü
oluşturacaktır. Metal
işkolundaki Grup Toplu iş sözleşmesi gerek kamu gerekse özel sektörde
diğer işkollarındaki sözleşmelere etkisi açısından da önemlidir.
Bu durum sözleşmedeki taleplerimiz için yapacağımız mücadeleyi bir
kat daha önemli kılmaktadır. Genel
Temsilciler Kurulumuz, metal işçisinin bu doğrultuda ortak mücadele
hattının oluşturulmasının yakıcı bir ihtiyaç olduğunu tespit
ederek, tüm metal işçilerini bu doğrultuda güç ve eylem birliğine
davet eder. Bu noktada Birleşik Metal İş sendikası temsilci ve
kadrolarının tabanda bu ortak mücadele hattını örme görevinin
bilincinde olduğunu ifade eder. Ülkemizi
yıllardır IMF ve Dünya Bankası politikalarıyla yöneten, bağımsız
bir kalkınma ve sanayileşmenin yerine rant ekonomisini tercih eden
siyasi iktidarlar, bugün ülke ekonomisini içinden çıkılamaz bir
noktaya getirmişlerdir. Son aylarda bazı makro-ekonomik göstergelerde
yaşanan göreceli iyileşme ile bir iyimser hava yaratılmaya çalışılmaktadır.
Oysa ki krizin başlangıcından bugüne işçi sınıfı her geçen gün
daha da yoksullaşmış, reel ücretleri erimiş, işsizlik kıskacı içine
alınmıştır. Bu durum bugün için de artarak devam etmektedir. İşçiler
adına değişen ve düzelen bir durum yoktur. Genel
Temsilciler Kurulumuz ekonomide düzelme söylemleri ile yaratılmaya çalışılan
iyimser havanın toplumsal hafızayı yanıltmaya yönelik girişimler
olduğunu teşhir etmektedir. Genel
Temsilciler kurulumuz, vakit kaybetmeden siyasi partiler kanunu ve seçim
yasasında yapılacak değişiklikler ile bir erken seçimin gerekliliğini
vurgulamaktadır. Genel Temsilciler kurulumuz bu hususta biz temsilci ve
sendika üyelerimizin bugüne kadar oy verdikleri siyasi yapıları kendi
taleplerimiz doğrultusunda sorgulayıp hesap sorma zorunluluğunu
vurgulamaktadır. ABD
Emperyalizminin son dönemde bölgemizde yürüttüğü savaş politikaları
hız kesmeden devam etmektedir. Son örneği Ortadoğu’da İsrail eliyle
Filistin halkına yaşatılanlardır. Genel temsilciler kurulumuz Filistin
Halkı ile dayanışma duygularını ifade eder ve her türlü emperyalist
savaşa karşı barış talebini yükseltir. Ülke
uygulanan politikalar ile sanayisizleşme süreci yaşamaktadır. Bir
taraftan kamusal alan tasfiye edilmekte, yeni özelleştirme planları
hayata geçirilmekte, öte yandan üretimden
hızla kaçış sürmektedir. Bunun
son örnekleri, iki uluslar arası tekel olan Schindler’in İstanbul’da
kurulu olan asansör fabrikası ile Philips’in İzmit’te kurulu
bulunan ampul fabrikaları için alınan kapatma kararıdır. Buradan
yabancı sermayenin ülkemize girişini kolaylaştırmak için elinden
geleni ardına koymayan siyasi iktidarlara sesleniyoruz: Ülkemize gelecek
yabancı sermaye, kendilerine yıllarını veren işçilere karşı bu şekilde
davranacak ise, bu davranışın hangi bölümü işçilerin çıkarına,
hangi bölümü ülkemiz çıkarınadır? Bizim
talebimiz, işçi haklarının korunması ve işçilerin açlığa mahkum
edilmemesi için siyasi iktidarın ekonomik ve sosyal korumaları artırması,
dahası işlerliğe koymasıdır. 1999
yılında Marmara Depreminin hemen ardından işçiler henüz göçük altında
iken parlamentoda görüşülüp yasalaştırılan Sosyal Sigortalar
Kanunu, Anayasa mahkemesinin iptal kararının ardından mecliste yeniden
görüşülüp ufak tefek revizyonlarla özü bozulmadan tekrar yasalaştırılmıştır.
Bu haliyle yasa bizlerin deyimiyle yine “mezarda emeklilik” yasasıdır. Ülkemizin
Avrupa Birliği’ne aday üyelik süreci içinde çalışma yaşamına
ilişkin birçok yasal düzenleme gündemde bulunmaktadır. Yukarıda
bahsedilen mezarda emeklilik yasası, yasalaşan bireysel emeklilik
kanunu, kurulan özel istihdam büroları, bu düzenlemelerde bütünün
birer parçasıdır. Aynı bütünlük içinde bugün patronların ve hükümetin
gündeminde esneklik ve kıdem tazminatları bulunmaktadır. Yeni hazırlanan
iş kanunu tasarısı ile yıllardır talebimiz olan işgüvencesi bu iki
başlık ile pazarlık malzemesi haline getirilmeye çalışılmaktadır. Genel
Temsilciler Kurulumuz, tazminatlarımızın tasfiye edilmesi ve 18.yy çalışma
düzenine dönüş anlamı taşıyan esnek çalışma dayatmalarını da içeren,
işçi haklarını geriye götürecek her türlü düzenlemeye karşı
kararlı bir mücadele sürdüreceğini ifade eder. Genel
temsilciler Kurulumuz aynı gelişmelerden hareketle ülkemizin Avrupa
Birliğine üyeliğinin Türkiye işçi sınıfı için bir kurtuluş
olmadığını vurgular. Konfederasyonumuz
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’e bağlı Limter-İş
ve Dev-Maden-Sen sendikalarının örgütlendikleri iki işyerinde grev ve
direnişler sürmektedir. Sendikal örgütlülüğe karşı yapılan saldırıların
son örneği olan, Yonca Tersanesi ve Gökçesu Maden işletmesindeki sınıf
kardeşlerimiz kararlı direnişlerini sürdürmektedir.
Genel
Temsilciler kurulumuz her iki işyerindeki işçiler ile maddi ve manevi
dayanışmasını sürdüreceğini ifade etmektedir.
BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
|