![]() |
BİRLEŞİK
METAL-İŞ
03-10-2002 |
|
METAL
İŞ KOLU GRUP SÖZLEŞMELERİ MESS’İN
ANLAŞILMAZ VE DAYATMACI TUTUMU 90
bin metal işçisinin sözleşme görüşmeleri, MESS’in anlaşılmaz
tutumu nedeniyle tıkandı. 15 bin üyemiz adına yürüttüğümüz görüşmeler
01.10.2002 tarihinde uyuşmazlık tutularak sonuçlandı. MESS’le yürütülen grup TİS görüşmeleri, en önemli maddeler olan ücret, sosyal haklar gibi akçeli konular görüşülmeden uyuşmazlığa gitti. Bu konular sözleşme masasına dahi gelmedi çünkü MESS, anlam veremediğimiz bir dayatma biçiminde; “iş yasasında değişiklikler olursa, toplu sözleşmenin hükümleri yasaya uygun hale getirilir” teklifiyle geldi ve bu kabul edilmezse görüşmelerini sürdürmeyeceğini söyledi. MESS’in teklifi sadece bununla sınırlı değildi. MESS, işyerinde ekonomik zorluklar nedeniyle uygulanacak tedbirler konusunda işçi ve sendikaları dışlayarak, işverenlerin tek söz sahibi olmasını kabul etmemizi istedi. MESS’in
bu tekliflerini anlayabilmek mümkün değildir. Birleşik Metal İş
olarak, sözleşme teklifimizde, iş örgütlenmesinde yaşanması zorunlu
değişiklikleri kararlaştırmak üzere işçi ve işverenler eşit sayıda
temsil edildiği ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER
KURULU oluşturulmasına yer verdik. Sorun MESS’in işyerine yönelik
kararları işverenin tek başına almasını istemesinden, bizim ise
kararların işçilerle birlikte alınmasını istememizden
kaynaklanmaktadır. Normal
koşullarda işçilerin işyerine, makinelere sahip çıkması istenirken,
işler kötüye gidince işçileri hiçe sayan bir anlayış bu çağın
anlayışı olamaz. Biz, tarafların karşılıklı anlaşarak sorunlara
çözüm bulabileceğini, fedakarlığın ortak paylaşılabileceğini söylerken,
MESS bütün yükü işçilerin sırtına yıkmak için, toplu sözleşmeye
hüküm koymaya çalışmıştır. Bunun kabul edilmesi mümkün değildir.
Kimin uyuşmazlık nedeni olduğuna karar verecek olan ise kamuoyudur. Getirmiş
olduğu tekliflerle MESS, son sözleşme döneminde yaşananları unutmuş
görünmektedir. Ülke tarihinin en ciddi krizinin yaşandığı bu dönemde
sendikalar ve işçiler işlerini, işyerlerini
korumak, iş barışını devam ettirmek için ellerinden gelen her
şeyi yapmışlardır. Dolayısıyla toplu sözleşmeden kaynaklanan bir
sorun ortada yokken MESS’in bütün suçu toplu sözleşme düzenine yükleyen
yaklaşımına anlam verebilmek mümkün değildir. MESS’in
sözleşmeyi tıkamasına neden olan esas teklifi ise, sözleşme hükümlerinin,
daha çıkmamış olan, çıkıp çıkmayacağı belli olmayan ve gerek işçi
gerek işveren taraflarının itirazlarının olduğu bir İş Yasası
Taslağına uygun hale getirilmesi yolundaki ısrar ve dayatmasıdır. Bu
teklif için MESS’e, sendikalar olarak bir teşekkür borçluyuz. İş
Yasası’nda yapılmak istenen değişikliklerin işçilerin kazanılmış
haklarını ortadan kaldırıcı boyutlarının olduğunu biz zaten söylüyorduk.
Şimdi MESS bizim işimizi kolaylaştırmış ve haklı olduğumuzu kanıtlayan
bir teklif getirmiştir. Ayrıca 90 bin metal işçisinin iş yasası
konusundaki duyarlılığını artırmıştır. Diğer
taraftan MESS’in bu teklifine karşı biz, toplu sözleşme görüşmelerinin
parlamentonun iradesine ipotek konulabilecek yerler olmadığı, Türkiye
Cumhuriyeti’nde yasa çıkarmanın usul ve esaslarının belli olduğunu
hatırlattık. Sözleşmeler
yasal düzenlemelerin ilerisinde haklar elde etmek için işçilerin temel
güvencelerinden biridir. Eğer sözleşmeler yasa ile aynı düzeyde hükümler
içerecekse, toplu sözleşme düzenine de gerek yoktur. Sivil toplum, örgütlü
toplum her halde hakları olmayan toplum değildir. MESS grup toplu sözleşme görüşmelerinde, her zaman avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Bugün geldiğimiz nokta, metal iş kolundaki sendikaların tek bir sözleşme teklifiyle masaya oturmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak inanıyoruz ki, işkolumuzdaki diğer sendikalar bu eksikliklerini giderici tavır ve davranışlar içinde olacaktır. Biz bu konuda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Gelinen
uyuşmazlık safhasının makul ve mantıklı hiçbir gerekçesinin olmadığını
MESS’in de en kısa zaman içinde anlayarak, dayatmacı tavrından vazgeçeceğini
düşünüyor ve sözleşmelerin greve gitmeden çözülmesini istiyoruz. BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI
|